Çelik üreticisi 2019’dan umutsuz!

Küresel büyümedeki yavaşlama dış satımı olumsuz etkilerken, Çin’in ihracatını artırma planları Türk üreticiyi zorluyor. İç pazarda da daralmanın % 30’u bulması bekleniyor.

Dünyanın sekizinci büyük çelik üreticisi konumundaki Türkiye, inşaat sektöründeki daralma ve sanayide üretim düşüşün aşağı çektiği talebin yanı sıra, uluslararası pazarlardaki korumacı tedbirler, Türk çeliğine yönelik soruşturmalar ve Çin’in çelik ihracatında artış beklentisiyle 2019’da üretim düşüşü riski ile karşı karşıya.

Hem iç pazar hem de ihracatta yüzde 30’a varan bir daralma yaşanabilecek sektörde, kapasite kullanım oranının mevcut yüzde 80’lerden 2019’da yüzde 60-65’e düşebileceği belirtilirken; ürün fiyatlarındaki gerilemenin de ciro ve kârlılıkları aşağı çekmesi öngörülüyor.

Çelik İhracatçıları Birliği (ÇİB) verilerine göre; 2017 yılında 37.5 milyon ton çelik üretimi gerçekleştiren Türkiye dünyanın sekizinci, Avrupa’nın ise ikinci büyük ham çelik üreticisi konumunda.

İhracatta sert düşüş bekleniyor,

Türkiye, 2017 sonu itibarıyla 17.8 milyon ton çelik ihracatıyla dünyanın en büyük 10’uncu, inşaat çeliği özelinde ise ikinci büyük ihracatçı ülkesi.

Sektörün görünümü ile ilgili değerlendirmede bulunan ÇİB Başkanı Adnan Aslan, ihracatın 2018’i 20.5 milyon ton seviyelerine yükselerek tamamlayacağını; ancak 2019’da sert şekilde gerileyebileceğini söyledi.

Aslan, “Çin büyüme verilerini aşağı çekiyor. Bu da iç piyasasında daralma olacağı, bu nedenle de yeniden çelikte ihracatı artırma yoluna gideceği anlamına geliyor. Bu sene saldırgan ihracat politikasından kısmi olarak vazgeçen Çin’in önümüzdeki sene tekrar agresif ihracat politikasına yönelmesi bekleniyor” dedi ve ekledi:

“Dünyadaki korumacılık trendi de Türk çelik sektörünü olumsuz etkilemeye devam edecek. Özellikle yılın ilk yarısı ihracat için riskli görünüyor. ABD ek vergileri kaldırmadığı sürece 2019 zor geçecek. ABD vergileri kaldırırsa, kota uygulamasına giden diğer ülkeler de onu izleyerek kotaları kaldırabilir… Önümüzdeki yıl ihracatımız bu senenin altında kalacak görünüyor. 2019 ihracatımız 15-16 milyon tona iner”

Söz konusu öngörü, bu yılı 20.5 milyon ton seviyelerinde tamamlaması beklenen ihracatta yüzde 20-30 düşüşe işaret ediyor.

Avrupa Birliği’nin kendi iç pazarını korumak için koyduğu kotalar ve Türk çeliğine yönelik soruşturmaların da ihracatı olumsuz etkilediğini belirten Aslan, önümüzdeki dönemde özellikle Latin Amerika’ya yönelerek pazar kazanmaya çalışacaklarını söyledi.

“İç pazarda yüzde 30 daralma yaşayabiliriz”

İç taleple ilgili de değerlendirmede bulunan Aslan, çeliği girdi olarak kullanan inşaat, beyaz eşya ve otomotiv sanayide daralma yaşandığını; buna bağlı olarak çelik sektöründe kapasite kullanım oranının da yüzde 80’den 60-65’e düşebileceğini söyledi.

Aslan, “Özellikle inşaatta ciddi bir talep daralması var. Önümüzdeki yıl çelik sektörü için iç pazarda yüzde 30 daralma yaşayabiliriz. Zaten ihracat yüzde 30 daralırsa, iç piyasa da yüzde 30 daralırsa, kapasite kullanım oranının yüzde 80 seviyesinden yüzde 60-65’e çekilmesi normal. Çelik sektöründe ürettiğinizi stoklayamazsınız, üretmemek daha mantıklı” dedi.

Kısa vadede istihdam kaybı beklenmiyor,

Aslan, sektörde üretim düşüşlerinin istihdam kaybına neden olup olmayacağı ile ilgili soru üzerine ise, “İlk üç ay üreticiler elemanlarını çıkarmayacaktır. Çünkü çelik sektörü kalifiye eleman istihdam eden bir sektör. Bu insanları bulmak, yetiştirmek çok zor. Firmalar biraz sabredecekler, herhalde biraz izinlere çıkaracaklar” dedi.

Otomotiv sanayinde ocak-ekimde toplam pazar yüzde 32, toplam üretim de yüzde 6 daralırken, beyaz eşya sektöründe ise ocak-kasımda satışlar yüzde 17, üretim ise yüzde 1 düştü. İnşaat sektörü ise TÜİK verilerine göre bu yıl üçüncü çeyrekte yüzde 5.3 daraldı.

Aslan’ın verdiği bilgiye göre, ağırlıklı olarak inşaat sektörüne yönelik üretilen “uzun ürünlerin” tüketimi bu yılın ilk 10 ayında yüzde 18 geriledi.

Aslan, İran’ın son yıllarda artan çelik üretimi ve Türkiye’ye ihracatının da Türk çelik üreticilerini iç pazarda tehdit eden bir diğer unsur olduğunu belirtti.

2018’i Uzakdoğu pazarı kurtardı,

İnşaat, beyaz eşya ve otomotivdeki yavaşlamanın 2018’in ikinci yarısından itibaren hissedilmeye başlandığını, ancak çelik üreticilerinin bunu ihracatla telafi ettiğini kaydeden Aslan, dünyadaki korumacılık önlemlerine karşın 2018’de iyi bir ihracat performansı gösterilmesinde Uzakdoğu pazarına yönelinmesinin etkili olduğunu belirtti.

Aslan, “Dünyadaki korumacılık önlemlerine rağmen bu yıl iyi bir ihracat performansı gösterdik. 2018’i 20.5 milyon ton ihracatla tamamlarız. Değer bazında da 15 milyar doları geçeceğiz” dedi. Çelik ihracatı 2017’de 17.8 milyon ton, değer bazında ise 11.5 milyar dolar olmuştu.

Talep olmayınca fiyatlar düştü

Talep daralması nedeniyle fiyatlarda küresel bir düşüş yaşandığını da belirten Aslan, kasım-aralık aylarında inşaat demiri için ton başına 500 dolar seviyesinde olan fiyatların, ocak-şubat teklifleri için 470 dolara indiğini söyledi. Yassı çelikte ise fiyatların 600 dolardan 520 dolara indiğini belirten Aslan, talep yetersizliği nedeniyle ilk çeyrekte fiyatların daha da aşağı gitmesinin beklendiğini söyledi.

 

Kaynak: https://www.dunya.com/ekonomi/celik-ureticisi-2019dan-umutsuz-haberi-435301 – 20 Aralık 2018(Reuters)

 

English EN Turkish TR