Çelik İhracatında Hedef Yeni Pazarlar

Türk çelik sektörü, korumacılık önlemlerinin damga vurduğu 2018 yılını ihracatta büyük bir başarı ile tamamladı. Sektör ihracatı miktar bazında yüzde 20,8 artışla 21,4 milyon tona yükselirken, değer bazındaki ihracat ise yüzde 36,1 artışla 15,6 milyar dolara ulaştı. Çelik İhracatçıları Birliği Başkanı Adnan Aslan, Amerika pazarındaki düşüşü Asya ile telafi ettiklerini belirterek, 2019 için hedefin ise yeni pazarlar olduğunu söyledi. Aslan, ABD’nin Türk çeliğine getirdiği ek vergilerle ilgili olarak ise “Temmuz ayında Trump’ın bir tweeti ile gelen ek vergi bir bakmışsınız yine bir gece atılan tweetle bitebilir. Türk çelik sektörü o kadar dinamik bir sektör ki, Trump gece tweet atsın sabahına bizim sanayicilerimiz rekabetçi fiyatlarla satış yapar.” dedi.

Çelik sektöründe ve ihracatta yaşanan gelişmeleri değerlendiren Çelik İhracatçıları Birliği (ÇİB) Başkanı Adnan Aslan, korumacılık önlemlerinin damga vurduğu zorlu bir yılı geride bıraktıklarını söyledi. Korumacılık önlemleri nedeniyle özellikle Kuzey Amerika pazarında ciddi bir daralma yaşadıklarını anlatan Aslan, bu bölgeye ihracatın yüzde 15,1 düşüşle 1,9 milyon tona gerilediğini ifade etti. Aslan, benzer şekilde Ortadoğu bölgesine olan ihracatta da yüzde 6 düşüş yaşadıklarını ve ihracatın 3,8 milyon tonda kaldığını belirtti.

Türk çelik sektörünün bu pazarlarda düşüş yaşasa da gerek kalitesi gerekse de rekabetçi fiyatları sayesinde kendisine yeni pazarlar yarattığını ve bazı mevcut pazarlarda da ciddi bir büyüme sağladığını söyleyen Aslan, “2018 zorlu bir yıl olmasına karşın özellikle Asya pazarından Türk çeliğine ciddi bir ilgi oldu. 2018 yılında Asya pazarına miktarda yüzde 34,8 artışla 1,7 milyon tonluk ve değerde 51,2 artışla 961 milyon dolarlık çelik ihraç ettik.  Filipinler ve Sri Lanka gibi bölgedeki yeni pazarlara ulaştık.”

Geçtiğimiz yıl ihracatta yaşanan artışın sektör adına büyük bir başarı olduğunun altını çizen Aslan, “2018’i yüzde 20,8 artışla 21,4 milyon ton ihracatla tamamladık. Değerde de yüzde 36,1 artışla 15,6 milyar dolara ulaştık. Türkiye’nin çelikte ton başına ortalama birim fiyatı ise yüzde 12,7 artışla 645 dolardan 727 dolara çıktı.” ifadesini kullandı.

2019 yılına ilişkin beklentilerini de paylaşan Aslan, korumacılık trendinin devam etmesinin yanı sıra Çin’in de yeniden agresif ihracat politikasına yönelecek olmasının özellikle ilk yarıda ihracatçıları zorlayabileceğini belirtti. Bu sene ihracatın 2018 yılı seviyesine ulaşamayabileceğini belirten Aslan, 15-16 milyon ton seviyesine gerileyebileceğine dikkat çekti. Aslan ihracatta yaşanabilecek olası bir gerilemenin etkilerini en aza indirebilmek için tüm sektör birlikte çalışacaklarını ve özellikle de yeni pazarlara yöneleceklerini kaydetti.

Üretim gücünün yanında ihracat ve pazar bilgisinin de en önemli artıları olduğunu kaydeden Aslan, Türkiye’nin kaliteli ürünleri rekabetçi fiyatlarla sunabildiğini ve bu durumun ihracatta önemli bir avantaj sağladığını ifade etti.

2019’DA HEDEF YENİ PAZARLAR

2019 yılında ihracatta yeni pazarlara ulaşma konusunun en önemli hedefleri olduğunu anlatan Aslan, bu kapsamda özellikle Güneydoğu Asya, Batı Afrika ve Latin Amerika’nın kendileri için önemli olduğunu belirtti. Aslan, “Alt sektörlere yönelik birden fazla URGE projesi başlatacağız ve ihracatımızın istenen seviyelerde olmadığı bölge ve ülkelere sektörel ticaret heyetleri düzenleyeceğiz. Bu ticaret heyetleri ile yeni alıcılarla buluşmayı ve Türk çeliğini daha fazla ülkeye ihraç etmeyi planlıyoruz. Ayrıca AB, ABD ve MENA bölgesinde düzenlenecek sektörün önde gelen konferans ve fuarlarına katılım göstereceğiz” dedi.

Küresel boyutta artan korumacılık önlemlerinin önümüzdeki yıllarda da sektörün ihracat seyrini etkileyecek en önemli unsur olacağına dikkat çeken Aslan, “Maruz kaldığımız ticaret davaları ve korumacılık önlemleri karşında sektörümüzü savunmak, 2019 yılında da odaklanacağımız en önemli konu başlıklarımızdan biri olacak.” ifadesini kullandı.

Geçtiğimiz yıl ihracat rakamlarının artmasında katma değerli üretimin de etkili olduğunu belirten Aslan, yassı çelikte ihracat birim değerinin 700 doların üzerine çıktığını, bunun yanında bağlantı elemanlarında ton başına 3500 dolara ulaşan ihracat fiyatı ile yapıldığını söyledi.

ABD’NİN EK VERGİSİ BİR TWEET İLE BİTEBİLİR

ABD’nin Türk çeliğine uyguladığı yüzde 50’lik ek vergiyi de değerlendiren Aslan, uzun süredir ABD’nin kararında bir yumuşama beklemelerine karşın henüz ABD tarafından bir adım atılmadığını söyledi.

ABD’nin Temmuz ayında yüzde 25 ek verginin üzerine koyduğu artı yüzde 25 verginin ihracatı önemli oranda düşürdüğünü belirten Aslan, mevcut durumda bu vergilerle ihracat yapmanın çok zor olduğunu kaydetti. Ancak vergilerin her an kalkabileceği yönünde de bir beklentileri olduğunun altını çizen Aslan, “Temmuz ayında Trump’ın bir tweeti ile gelen ek vergi bir bakmışsınız yine bir gece atılan tweetle bitebilir. Türk çelik sektörü o kadar dinamik bir sektör ki, Trump gece tweet atsın sabahına bizim sanayicilerimiz rekabetçi fiyatlarla satış yapar” dedi.

Aslan, mevcut vergilerden ABD’deki müşterilerin de mağdur olduğunu ve dava açtıklarını ifade etti. Ek vergilerle ABD içindeki fiyatların yüzde 50’ye varan oranlarda arttığını belirten Aslan, oluşan enflasyonun alt sektörleri zorlamaya başladığını söyledi. Aslan, yükselen fiyatlar sayesinde çelik üreticilerinin tarihi karlar açıkladığını da sözlerine ekledi.

Türkiye’ye karşı haksız rekabet ve anti-damping davalarının uzun yıllardan beri sürekli açıldığının altını çizen Aslan, “Ama bugüne kadar biz damping yapmadığımızı ve teşvik almadığımız kanıtladık. Açtığımız davaları kazanıyoruz, fazladan ödediğimiz vergileri de geri alıyoruz. Ancak Trump’ın ulusal güvenliği zedeliyor gerekçesi göstererek ek vergi koyması ile olaya artık politika girdi. İş damping olduğunda kendimizi savunabiliyoruz fakat bu durumda zorda kalıyoruz. Türk çelikçisi çok seri hareket eder. İşin içine yeter ki politika girmesin ve haksız rekabete karşı destek bulabilelim. Biz her türlü zorluğu yeneriz.” diye konuştu.

ABD Ticaret Bakanı ile Trump’ın ticaret danışmanının aynı zamanda çelikçi olduğuna işaret eden Aslan, zamanında Türk çeliğine karşı verdikleri savaşı siyasi pozisyonları güçlenince daha da hızlandırdıklarını belirtti.

İHRACATTA ÇİN BELİRLEYİCİ OLACAK

Çin’in çelik piyasasının en önemli oyuncusu olduğuna dikkat çeken Aslan, geçtiğimiz yıl iç piyasadaki talep nedeniyle Çin’in 900 milyon tonluk üretime karşın 75 milyon ton ihracat yaptığını söyledi. Ancak bu yıl Çin’in büyüme verilerinin iyi gelmediğini ve ihracata dönebileceğini belirten Aslan, “Eğer iç piyasada daralma sürer ve ihracat yapmaya karar verirlerse bütün dünya için sıkıntı olur. 100 milyon tonun üzerine çıkacak bir ihracat miktarı tehlike yaratır” dedi.

Geçtiğimiz yıl ABD pazarını telafi için çelik sektörünün hızla Uzakdoğu’ya yöneldiğini ve ciddi bir başarı elde ettiğini kaydeden Aslan, “Ancak bu sene Çin etkisi nedeniyle özellikle Singapur ve Hong Kong gibi pazarlarda biraz daha zorlanabiliriz. Ayrıca Hindistan, Katar ve Suudi Arabistan da bölgeye ihracat yapıyor ve bizim ciddi rakiplerimiz oldular” ifadelerini kullandı.

İRAN’DAN GELEN ÇELİK TEHDİDİ

Son dönemde İran’dan Türkiye’ye ciddi bir çelik girişinin başladığına işaret eden Aslan, bunun ciddi bir kalite sıkıntısına neden olduğunu belirtti. Aslan, “Türkiye’de üretilen inşaat çeliğinde TS708 ve G belgesi aranmasına karşın ithal gelen inşaat çeliklerinde bu seviyede bir sertifikasyon ve denetim aranmıyor. Buna rağmen ülkemize gelen her üç kamyondan biri Türkiye standartlarına uygun olmadığı için testleri geçemeyip geri dönüyor. Yüz metrekare bir ev için dört ton çelik kullanılıyor. İran’dan gelen bir kamyon çelikle altı daireli bir apartman yapabilirsiniz. Türkiye gibi deprem kuşağında yer alan bir ülke için bu çok dikkat edilmesi gereken bir konu” ifadelerini kullandı.

 

Kaynak : http://www.cib.org.tr/tr/cib-gundem-celik-ihracatinda-hedef-yeni-pazarlar.html

 

English EN Turkish TR